Dilencilik (Tereddütle yazıyorum bu başlığı ama)
İki saat önce ales başvurusu için bankamatiğe para yatırmaya doğru çıkayım dedim evden. Bankamatikte iki adım eve, ziraat bankası bankamatiği. Tam çıkacakken yağmur başladı şakır şakır İzmir’deyseniz zaten kesin gördünüz ya da yakalandınız bu yağmura.
Çıktım evden, çöpleri aldım evdeki çöpe atarım diye, bi baktım yağmur yürünecek kadar dinmemiş, apartmandan çıkmadan eve dönüp montumu aldım. Önce çıkıp çöpleri attım, sonra da ziraat bankası bankmatiğine doğru gittim, şu fantastik yeni bankamatiklerden, montumu bankatikte bi çıkıntının üzerine koydum, tam kartımı takıcam arkadan gelen bi ses:
-Ah yavrum bi yardım etsen, yeni geldim buraya yabancıyım birazcık yardım etsen.
Arkamı döndüm baktım bi teyze, tuzak kurmuş bildiğin, birilerini bekliyordu herhalde bana denk geldi, beni buldu. Teyzeye bakıp cevap verdim:
-Teyze öğrenciyim ben.
Teyze ısrarla devam etti:
-Olsun yavrum ne kadar verebiliyosan, gönlünden ne koparsa bi yardım et bana.
Sinirim bozuldu, kafamdan bin türlü düşünce geçti tabi bu arada, şu an yazmak istemediğim:
-Teyze kimin parasını kime vereyim, öğrenciyim ben.
Teyze ayrıldı gitti kuyruğumdan, gerçekten üzülüyorum da bunu yaparken bi insanı başımdan bu şekilde def ederken, o paralar bana okuyayım diye veriliyor, şurda geçimimi sağlayayım diye, evet her harcamam lüzumlu değil, hatta gereksiz harcamalarım daha fazladır ama bunlar başka birine para vermeme sebep değil.
Bu da böyle bi anı olarak kalsın burda.